-1.jpg&w=3840&q=75)
Guven Medical and Health Sciences
Yazarlar: Rukiye Numanoğlu Tekin, Simten Denemeç
Kanser, hücrelerin, vücudun herhangi bir dokusunu etkileyebilecek şekilde kontrol edilemez büyümesi ve çoğalmasıdır ve tüm dünyada önde gelen ölüm nedenidir. Yeni kanser vakalarının % 40’ından fazlasını akciğer, meme, kolorektal ve prostat kanserlerinin oluşturduğu belirlenmiştir. Kansere bağlı ölümlerin yarısından fazlasının ise akciğer, meme, mide, karaciğer ve kolorektal kanserlerinden kaynaklandığı ortaya konulmuştur. Kanser vakalarındaki artışa paralel olarak, dünya genelinde kansere yapılan harcamalar ciddi düzeyde artış göstermektedir. Kanser, gelişmiş ülkelerin çok büyük bir kısmında, ulusal sağlık harcamalarının ciddi biçimde artmasına neden olmaktadır. Tarama programları kanserin erken teşhisinde ve kanser kaynaklı ölümlerin önlenmesinde önemli fırsatlar sunmaktadır. Kanser taramalarının toplumsal tabanlı olması dolayısı ile etkili sonuçlar vermesi için en önemli kriter hedef nüfusun %70’ine ulaşan bir programın yürütülmesidir, ancak Türkiye’de geliştirilen Ulusal Tarama Programları’na toplum katılımı %20-%40 civarındadır. Tarama programları ile ilgili toplum genelinde farkındalığın artırılması, risk kapsamında ki
DOI: 10.62351/gmhs.2024.008
Yazarlar: Özgur Harmanci
Kabızlık, sosyo-ekonomik üretkenliği, yaşam kalitesini ve artan sağlık bakım masraflarını büyük ölçüde etkileyen kronik bir tıbbi durumdur. Kabızlığın tıbbi tedavisi, tıbbi bakım maliyetlerini azaltan ve tanıya ulaşan aşamalı bir yaklaşımla gerçekleştirilmelidir. Tanı yöntemlerinin seçimi ve uygulanması bir uzmana danışılmalıdır. Gastroenterologlar, rektoanal cerrahlar, fizyoterapistler ve jinekologlardan oluşan bir uzman ekip dissinerjik dışkılamayı teşhis etmeli ve yönetmelidir. Çoğu hastada aynı anda birden fazla patolojik durum bulunduğundan bunların bir sırayla ele alınması gerekir. Bu derleme dissinerjik dışkılamayı tanımlamayı, teşhis etmeyi ve yönetmeyi amaçlamaktadır.
DOI: 10.62351/gmhs.2024.009
Yazarlar: Nuri Çetin
Bel ağrısı dünyada en sık görülen sakatlık nedenidir. Bel ağrısı adölesan yaşlarda da görülebilmekte ve prevelans yaşla artmaktadır. Risk faktörleri arasında en önemlisi meslek ve ağır bedensel aktivitelerle ilgili olanlardır. . Bel ağrısı yatarak tedavi edilen hastalıklar içinde beşinci sırada, cerrahi tedavi gerektiren hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır. Tedavide amaç semptompların kontrolü ve kronikleşmesinin engellenmesidir. Bu nedenle akut bel ağrısı ile başvuran hasta ile ilk karşılaşmada yeterli ve objektif bir yaklaşımla hastaya güven verilerek güçlü bir hasta hekim ilişkisi kurulmalıdır. Pasif tedaviler yerine hastanın katılımının sağlandığı, kendi sorumluluğunu aldığı aktif yöntemler kullanılmalıdır.
DOI: 10.62351/gmhs.2024.0010
Yazarlar: Erkut Baha Bulduk
Amacımız Türkiye’de tıpta uzmanlık derneklerinin yeterlik sınavı uygulamaları hakkında bilgi vermek ve yeterlik sertifikasyonu konusunda farkındalık yaratmaktır. Türkiye’de tıpta uzmanlık dernekleri tarafından düzenlenen yazılı ve sözlü yeterlik sınavlarına ait veriler değerlendirilmiştir. Tıpta uzmanlık eğitiminde belli bir eğitim ve standardizasyon sağlamak için yeterlik sınavları şarttır. Amerika ve Avrupa ile kıyaslandığında ülkemizde yeterlik sınavına katılım beklenenin altındadır. Doktorların yeterlik sınavlarına katılımları teşvik edilmelidir. Doktorlar, profesyonellik ve yaşam boyu öğrenmenin bir göstergesi olan yeterlik sertifikasına sahip olma konusunda desteklenmelidir.
DOI: 10.62351/gmhs.2024.0011
Yazarlar: Emel Uyar, Ayşegül Ceylan
Beyin ölümü, beyin sapı dahil olmak üzere tüm beyin fonksiyonlarının tam ve geri dönüşümsüz kaybıdır. Beyin ölümü tanısı konulmadan önce ön koşullar sağlanmalıdır. Beyin ölümünün üç temel bulgusu vardır; Bunlar derin koma, tüm beyin sapı reflekslerinin kaybı ve spontan solunumun olmayışıdır.
DOI: 10.62351/gmhs.2024.0012