Preterm eylem tanı ve tedavisi
Tam Metin PDF
Alıntı
Preterm doğum, dünya genelinde neonatal morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenlerinden biridir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 37. gebelik haftasından önce gerçekleşen doğumlar preterm doğum olarak tanımlanmıştır. Küresel istatistiklere göre, her yıl yaklaşık 15 milyon bebek prematüre olarak doğmakta ve bu sayı dünya genelindeki doğumların yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır. Türkiye’de ise 2022 yılında prematüre doğum oranı T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından 2022 yılında %12,9 olarak bildirilmiştir. Preterm eylemin erken teşhisi ve uygun yönetimi, neonatal komplikasyonları önlemek açısından büyük önem taşımaktadır. İleri gebelik haftalarında doğan prematüre bebekler nispeten daha iyi prognoza sahipken, <28. gebelik haftasında doğan bebekler için mortalite ve uzun vadeli nörolojik sekeller riski oldukça yüksektir. Özellikle intraventriküler kanama, solunum sıkıntısı sendromu, nekrotizan enterokolit ve sepsis gibi ciddi komplikasyonlar, erken doğum ile ilişkilidir. Preterm eylem tanısında klinik değerlendirme, ultrasonografi ve biyokimyasal belirteçler önemli rol oynarken, tedavide antenatal kortikosteroidler, tokolitikler, antibiyotikler ve nöroprotektif yaklaşımlar uygulanmaktadır. Bununla birlikte, preterm doğumun önlenmesi ve yönetimi halen obstetrik pratiğin en büyük zorluklarından biridir.
Bu derlemede, preterm eylemin etiyolojisi, patogenezi, risk faktörleri, tanı yöntemleri ve güncel tedavi yaklaşımları ele alınarak, güncel literatür doğrultusunda kapsamlı bir bakış sunmayı amaçlamaktadır.